23.TÜRMOB Genel Kurulu....
16 Ekim 2019 Çarşamba
1989 yılında yayımlanarak yürürlüğe giren 3568 Sayılı "SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK" hakkında kanun . . .
23.TÜRMOB Genel Kurulu....

23.TÜRMOB Genel Kurulu....

Canip ASLAN - SMMM
aslancanip@gmail.com

1989 yılında yayımlanarak yürürlüğe giren 3568 Sayılı "SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK" hakkında kanun hükümlerine göre kurulan mesleki çatı örgütümüz TÜRMOB'un 23. olağan Genel Kurul Toplantısı için 81 vilayetten Ankara'ya doğru 10 Ekim tarihinde başlayan yolculuğumuz 13 Ekimde oyumuzu kullanarak görevini yerine getirmiş insanların iç huzuruyla geldiğimiz istikamete doğru  dönüş yolculuğuna geçmemizle sona erdi.

Üç yılda bir gerçekleştirmekte olduğumuz genel kurulumuz esasında bu tür sivil toplum kuruluşlarının düğünü bayramı olarak kutlanmaktayken son yıllarda artık bu düğün bayram koltuk kavgası ve rant paylaşımı haline gelmiş durumda.  Görevdeki yönetimin geçmiş üç yılın hesabını vermesi ve yeni dönem içinde aday olacak grupların vizyon ve misyonlarını ortaya koyacakları bir yarış olması gereken genel kurullarımız artık çağa uygun olarak daha hareketli, daha interaktif (demeyi çok isterdim ama değil) daha aksiyon yüklü toplantılar halinde gerçekleşir oldu. 

Genel kurulların yapılması, genel kurullarda sandıkların ortaya konulması,  adayların çıkması, seçimlerin yapılması, oy kullanılması, kazananın ve kaybedenin olması, herkesin kendi düşünce yapısına göre tanımlamasını yaptığı, vazgeçemediğimiz ve vazgeçmeyeceğimiz, uğrunda her daim savaş verdiğimiz demokrasinin kuralı.

Genel Kurulların bir diğer vazgeçilemez kuralı da DİVAN heyetinin seçilmesi ve yetki verildikten sonra - kendi yasası dahilinde- genel kurulu sevk ve idare edeceği gerçeğidir. Ancak üzülerek söylemem gerekirse son yıllarda katılmış olduğum genel kurullarda seçilen divan heyetlerinin bulundukları yerin önem ve değerini kavrayamayan,  yetersiz, hasbelkader  oraya oturtulan insanlardan oluştuğunu  üzülerek görmekteyim. 

Genel Kurullarda yönetimin lehinde veya aleyhinde konuşmalar tabi ki olacak. Adayların kendilerini tanıtacakları, taraftarlarının destek konuşmaları tabi ki olacak. Kendilerini anlatacaklar, yapacakları hakkında bilgiler verecekler ki bizler de oy kullanırken neye ve kime oy vermemiz gerektiğine karar vereceğiz. 

Ancak yaklaşık 115 bin meslek mensubunu temsil eden 1750'nin üzerinde delegeye, kürsüye çıkan hiç bir hatip hakaret edemez, ağzından salyalar akarak tehdit edemez.  Hele de şanlı Türk Silahlı kuvvetlerini bu tehditlerine alet edemez.  Tarihi Mete Han'a dayanan  binlerce yıllık şanlı geçmişi olan Türk silahlı kuvvetleri haddini bilmeyen, çapının, çevresinin farkında olmayan, ağzından çıkanı kulağı duymayan  birinin popülist politikalarına malzeme olamaz.

O salonda bulunan meslek mensupları  Türkiye'nin  her yerinden işini gücünü bırakıp hiç bir maddi beklentisi olmaksızın mesleği ve meslektaşı için oraya gelen ve demokratik yükümlülüğünü yerine getiren mesleğimizin önde gelen duayenleri  olduğunu unutmayalım.  Meslektaşlarımıza ÜSTAD diye hitap ettiğimizi de hatırlatmak isterim.

Şunu kimse unutmasın, hiç kimse bağlı olduğu kurumundan üstün olamaz. Hiç bir üyesi TÜRMOB'un üzerinde değildir.  Hiç kimse genel kurul hazirununun başına o salonu yıkabileceği tehdidini savuramaz.  Topluma dikte edilen bölücü ve şiddet içeren söylemlere hayranlık duyulup takdir görmesi, tebrik yarışına girilmesi ve takip edilir olması toplumun geldiği noktayı ve toplumsal geleceğin de ne tür tehlikelerle karşı karşıya olduğunun göstergesidir.

Gönül isterdi ki mesleğe, meslektaşa, silahlı kuvvetlerimize ve Divan kuruluna  yapılan bu hakaret ve aşağılamalara Divan başkanı dur diyebilsin. Hazirundan özür diletebilseydi. Divan ve Divan başkanının yetkilerinin, birisi tarafından hatırlatılmasında fayda var. Yaşanılan koşullarda divan başkanının kazasız belasız bu genel kurulu hallettim deme lüksü yok.  

Yaşanmaması gereken mide bulandırıcı olay genel kurulun önüne geçmemeliydi.  Seçimdir, kazanılabilir de kaybedilebilir de diyenlerden değilim.  Ehil olmayan ellere, çıkar peşinde koşanlara kaybedilen  seçim geleceğin kaybedilmesidir.

2015 yılında DEĞİŞİM diye çıktığımız yolda emin adımlarla yürüyoruz. 30 yıldır iktidarda olan zihniyeti birden değiştirmek mümkün değil. Aldığımız yola bakılırsa imkansız da değil sadece zamana ihtiyacımız var.

Seçim bitti, kazanan kazandı biz kazanamadık ama ilerleme kaydettik. Meslekte Birlik Grubunun üç ayrı listeyle seçime katılması Çağdaş olduğunu iddia eden grubun en düşük oyla yönetim kurulunda en fazla temsil hakkını kazanmasına neden oldu. Yaklaşık 1750 delegenin tercihi ,Yönetim Kurulunun  (787 oyla) 6 Çağdaş grup üyesi ve  (479 oyla) 3 "Türkiye Muhasebeciler Denetçiler Platformu"  üyesinden oluşması yönünde gerçekleşti.  Önümüzdeki üç yıl ne olacak? Tarihe not düşmek adına 30 yıldır var olan ve üç yılın sonunda da değişmeyecekleri  sıralamak istiyorum.

-  Kazananlar sırça saraylarında VİP yaşamlarına devam edecekler,

- Davul birinin boynunda, tokmak 30 yıldır var olanın elinde arpalıklar paylaşılacak,

- Kurumlarla diyalog kurulmayacak,

- 3568 sayılı meslek yasasını güncellemek için çaba harcanmayacak,

- Meslektaşın sorunları yukarılardan duyulmayacak,

- Angaryalar devam edecek,

- Yeni beyannameler gelecek (Turizm gelirleri beyanı),

- Zamana dayalı ücret tarifesi çıkmayacak,

- Yüksek okulların bahçesinden geçenler bile meslektaş olmaya devam edecek,

-  Yine tahsilatlarımızı yapamayacağız,

- Defterlerin el değiştirmesinde sıkıntı yaşanmayacak, (haksız rekabet kurulu görevi başında!)

- Ucuz defter tutmalar devam edecek,

- Yine mesleki saygınlıktan söz edilmeyecek,

- Esnaf odalarının defter  tutmaları daha da yaygınlaşacak,

- Doktor, Avukat gibi serbest meslekler %8 KDV öderken  gelirin, giderin, verginin odağında ki mesleğimiz %18 KDV ödemeye devam edecek,

- Yeşil pasaportu unut gitsin. (önceki başkanımız genel kurul konuşmasında değersizliğini ortaya koydu zaten)

- Sözleşmeli çalışan meslektaşlarımızın asgari ücret tarifesi olmayacak;
- Kamu kurumları ve Belediye İktisadi teşekküllerinde (BİT) sorumlu Mali Müşavir çalıştırılması için mücadele verilmeyecek,

- Meslek mensuplarının sigortalı olması ve sigortadan emekli olması için çaba sarf edilmeyecek, zorunlu olarak Bağ-Kur uygulamasına devam edilecek,

Yeni seçilen yönetimden ricamdır. Meslektaşımızın ömrünün sonuna kadar çalışsa da rahat bir emeklilik geçiremeyeceğini hepimiz biliyoruz. Ayrıca meslek hastalıklarımız da gerçek anlamda çok pahalı ve uzun süreli (Beyin kanaması, Felç, Kanser, Kalp krizi) . Yardım sandığı gibi bir düşüncem yok işin içinde akçe olunca kimin cebine gireceği bilinmez. Bizlere yaşlılığımızı rahat geçirebileceğimiz, kimseye muhtaç olmadan ömrümüzü tüketebileceğimiz HUZUR EVLERİ açmanızdır.

Değerli meslektaşlarım; kimseyi vermiş olduğu oy nedeniyle yargılamak gibi bir düşüncem olmadığı gibi böyle bir hak ve yetkimin de olmadığını biliyorum. Umarım iyi bir seçim yapmışızdır.
Mesleğimizin duayeni, ülke siyasetinde de söz sahibi,   Muhasebe mesleğini yaşam biçimi haline getirmiş olan değerli üstadım Sayın Masum TÜRKER'e ayrı bir paragraf açmak istiyorum. 

Odaların seçimleri bittikten sonra "HEPİMİZİN YÜRÜYÜŞÜ"nü başlatan ve il il tüm Türkiye'yi dolaşan, plan ve projelerini anlatan, mesleği hak ettiği yere getireceğine inandığım değerli hocam Masum TÜRKER'e ve bu yolculukta devamlı yanında olan Bağımsız Mali Müşavirler Grubunun TÜRMOB adayı Sayın Ertuğrul ERDEM'e çok teşekkür ediyorum. Mesleğimiz adına göstermiş oldukları çaba, sarf etmiş oldukları emek ve fedakarlık her türlü takdirin üzerinde olduğuna inanıyorum.  Verilen sözler tutulmuş olsaydı, hak etmiş olduğumuz oy alınmış olsaydı ve seçimden istediğimiz sonucu alabilmiş olsaydık  inanın mesleğimiz kazanacaktı, meslektaşımız kazanacaktı, yukarıda saydığım sorunların birçoğu çözülecekti  ve hatta ülkemiz ekonomisi kazanacaktı.  Tek tesellimiz Sayın Masum TÜRKER'in yönetim kurulunda yer alıyor olması.

Çok şey mi istiyorum bilmiyorum ama bizim genel kurullarımızın daha saygın, daha üretken, daha verimli  ve diğer kurumlara örnek olacak genel kurullar olarak geçmesini arzu ediyorum ve genel kurulumuzun meslek camiamıza katkı sunmasını diliyorum.
Sunum; İSMMMO Y.K.Üyesi Halim Bursalı, İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Yücel Akdemir' le" Mesleki Gündem "
Yazımızın genel içeriğine geçmeden önce Vergi Cenneti nedir ve şu an dünyada kaç tane vergi cenneti kabul edilen ülkenin olduğu konusunda açıklama yapmanın yararlı olduğunu düşünüyorum
Döviz talebini, banka döviz tevdiat hesaplarına uygulanan stopaj oranlarını artırarak ya da kambiyo vergisi getirerek durdurmak mümkün değil.
7194 sayılı Kanun’un 25’inci maddesiyle Vergi Usul Kanunu’nun 370’inci “İzaha Davet” başlıklı maddesi değiştirilmiş,
Hava bugün bulutsuz. Dün de bulutsuzdu, önceki gün de. Donuk, ruhsuz, biraz da sisli. Bizim payımıza çalışmak düştü yine.
Daralma kaynaklı nakit sıkıntısı vergi cephesinde iki önemli endişeyi öne çıkardı. Yeni bir yapılandırma ile birlikte vergi barışı beklentisi oluştu.
TÜRMOB Tarafından Hazırlanan ; Uzayan Beyanname Verme ve Bildirim Süreleri ile e- Uygulamalara İlişkin Hatırlatmalar
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, COVID-19 salgınının ihracatçılara yönelik olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla yeni Stok Finansman Destek Paketi'nin devreye alındığını açıkladı.
Salgına karşı alınan ekonomik önlemler kapsamında, karşılıksız çek nedeniyle alınan cezaların infazlarının durdurularak tahliyelerin önünü
Türk Ticaret Kanunu (TTK)’na eklenen Geçici 13. madde ile sermaye şirketlerinin 2020 yılında yapacakları genel kurullarda dağıtabilecekleri . . .
Bu konu, benim için artık geleneksel bir yazı konusu haline geldi. Çünkü mayıs ayı, muhtasar, KDV veya geçici vergi beyannamesi verilmesi gibi
Yatırım ortaklıkları ile Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) düzenleme ve denetimlerine tabi fon ve bu fonlara benzer yabancı fonlar sermaye şirketi . . .
İstanbul SMMM Odasından; İstanbul SMMM Odasından; İstanbul SMMM Odasından; İstanbul SMMM Odasından; . . . .
Dünyanın belli başlı ekonomilerinde işi uygun olanlar, yaklaşık iki aydır evden çalışıyor. Özellikle teknoloji işleri bütünüyle eve kaydı
Sosyal güvenlikte kural olarak sigortalıların, sigortalılık başlangıcı öncesindeki veya sonrasındaki veyahut sigortalılık süreleri arasındaki boşta geçen
Gönül isterdi ki Şeker Bayramı’nın arifesinde şeker tadında konulardan bahsedelim. Ama dünyayı kasıp kavuran COVID- 19 salgını ve ülkemizin de öteden beri . . . .
Yaşamakta olduğumuz COVID-19 salgını nedeniyle, 127 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile 30 Nisan 2020 günü sonuna kadar . .