Cari hesapların TL'ye uyarlanması
23 Ekim 2018 Salı
Bilindiği gibi 13.9.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yerleşik kişiler arasındaki sözleşmelerde edimi döviz veya dövize olarak belirleme yasağı getirilmiş,
Cari hesapların TL
HUKUKA GÖRE

Cari hesapların TL'ye uyarlanması

Bumin DOĞRUSÖZ
bumin.dogrusoz@dunya.com

Bilindiği gibi 13.9.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yerleşik kişiler arasındaki sözleşmelerde edimi döviz veya dövize olarak belirleme yasağı getirilmiş, daha önce yapılmış ve edimi döviz cinsinden olan sözleşmelerdeki edimin 13.10.2018 tarihine kadar TL’ye uyarlanması zorunluluğu getirilmiştir. Söz konusu karara ilişkin ayrıntılı açıklama/düzenleme ise Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 6.10.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış tebliğde yer almıştır.

Daha önce yapılmış ve edimi döviz cinsinden olan sözleşmelerdeki edimin TL’na uyarlanması için 85 sayılı Karar ile tanınan bir aylık süre dolmuştur. Söz konusu karar ile getirilen uyarlama zorunluluğu, anılan tebliğ ile çok büyük ölçüde esnetilmiştir.

Bu uyarlama zorunluluğu kapsamında şirketlerin, ileride sıkıntıya düşmemeleri için dikkat etmeleri gereken ve söz konusu tebliğ ile belirlenen istisnalar kapsamında değerlendirilemeyecek iki hesabı hatırlatmak istiyorum. Bunlardan birincisi ortaklara borçlar veya ortaklardan alacaklar hesabı diğeri ise cari hesaplardır.

85 sayılı Karar ile 6.10.2018 tarihli Tebliğ ile tanınan istisnaların dışındaki bütün sözleşmelerin edimlerinin 13.10.2018 tarihinden itibaren TL cinsinden olması öngörülmüştür.

Şirketlerin ortaklarından borç alması (aynı şekilde ortaklarına borç vermesi), özünde bir borç sözleşmesine (Tüketim ödüncü sözleşmesi, Borçlar Kanunu md. 386) dayanmaktadır. Dolayısıyla bu tarih itibariyle şirketlerinden ortaklarına olan döviz cinsi borçlarını (veya ortaklarından olan döviz alacaklarını) TL’ye çevirmek ve kayıtlarında TL olarak izlemek durumundadırlar.

Gerçek kişi statüsündeki şirket ortaklarının, enflasyon karşısında kişisel kayba uğramamak için şirketlerine döviz cinsi borç vermeleri sık rastlanılan bir durumdur. Bu suretle hem şirket ortağı parasının değerini vergi dışı kur farkı geliri elde ederek korurken, hem de bu korumanın maliyetini şirkete gider yazdırmaktadır. Şimdi bu hesapların TL nev’ine dönüşmesi gerekmektedir. Gerçek kişilerin şirketlerinden olan alacakları TL nev’ine dönüştükten sonra -kur farkı yerine geçmek üzere faiz alıp almamaları kendilerine bağlıdır. Faiz alırlarsa, ortak nezdinde menkul sermaye iradı doğacaktır.

Ancak şirkete borç verenin de bir şirket veya tacir olması halinde, alacağına faiz istememesi, transfer fiyatlandırması düzenlemeleri açısından sakıncalıdır. Burada finansman hizmeti olarak KDV’nin de dikkate alınması gerekmektedir.

Cari hesabın temeli de Ticaret Kanunu md. 89/1’de “iki kişinin her hangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vaz geçerek, bunları kalem kalem borç ve alacak şekline çevirip sözleşmenin sonunda hesabın kesilmesinden sonra çıkacak bakiyenin ödenmesini kabul ettikleri sözleşme” olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle döviz cinsinden izlenen cari hesapların 13.10.2018 tarihli bakiyelerinin de TL cinsine çevrilmesi gerekmektedir.

85 sayılı Karar'ın bu konuda getirdiği uyarlama yükümlülüğüne uymamanın yaptırımı 1567 sayılı Kanunda 3600 TL'den başlayan idari para cezası olarak belirlenmiştir. Ancak yazımıza konu hesapların TL’ye çevrilmemesi, söz konusu yaptırımın dışında Şirketler için bir başka riski de barındırmaktadır. O risk de, ileride yapılacak vergi incelemelerinde, söz konusu hesaplardan kaynaklanan kur farkı giderlerinin reddedilmesi ihtimalidir. Bu nedenle konuya dikkate etmek gerekmektedir.(Dünya)
1- Genel Yayın Yönetmenimiz Nusret Sümer Balıkesir SMMM Odası Başkanı Ertuğ Aslan ve Oda Sekreteri Eren Çekiç'le Muhasebe Mesleğini ve Meslek Mensuplarının Sorunlarını Masaya Yatırdı.
Elbette ki, 5510 Sayılı Kanunla Kanun’un 53. Maddesi’nde yer alan 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 4/b bendi kapsamında (Bağ-Kur) sigortalı sayılanların,
Bilindiği gibi, 213 sayılı VUK’nun 353/1 maddesi hükmüne göre verilmesi ve alınması gereken fatura ve gider pusulası ve müstahsil makbuzu ile
Yeni TTK’nın 390. maddesinin birinci fıkrasına göre, “Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının
3 yıldır işsiz, etrafımın yardımıyla yaşıyorum. 1 Ekim 1977 doğumluyum. 25 Ekim 1999'da SSK kapsamında mühendis olarak işe başladım ve
Maliye Bakanlığı, Temmuz ayı bütçe sonuçlarını açıkladı. İlk 6 ayda 78.6 milyar TL açık veren bütçe, Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesinin Hazine'ye devrinden sonra...
Otomotiv sektör temsilcileri yaşadıkları kriz karşısında bazı isteklerini ve önerilerini sıralıyorlar. Aralarında Rusya’da sektörün yaşadığı krizden
Toplantının hemen başında Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, “Tekstil sizin için ne anlama geliyor?” diye sordu. Ucuz işgücü, zorlu çalışma şartları, ç
Bankalarca verilen kredilere ilişkin usul ve esaslar, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve
İdeal olan şirketlerin kendi öz kaynakları ile yatırımlarını yapmaları ve faaliyetlerini sürdürmeleri olmakla birlikte, bu her zaman mümkün olmaz ve kaynak ihtiyacı
Bu Kanunun amacı; Türkiye’nin turizm hedeflerine ulaşmasını teminen; turizm imkân ve fırsatlarının dünyada tanıtılmasına, turizm potansiyelinin tüm yönleri ile değerlendirilerek . . . . .
BİLSEM sonucu MEB tarafından adayların erişimine açıldı. Binlerce adayın merakla beklediği sonuçlar sonrasında kesin kayıt hakkı elde edecek isimler ortaya çıktı.
Gelir İdaresi özelgeleri, vergi cezası ve gecikme faizine karşı koruma sağlıyor. Aynı nitelikli özelgeler sadece özelgenin verildiği değil bütün mükellefler için aynı
T.C. Merkez Bankası Döviz Kurları (2019 - 2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 Yıllarını İçerir)
2576 sayılı “Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri’nin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”un, “Vergi Mahkemeleri’nin Görevleri” başlıklı
7186 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Torba kanun yayımlanmıştır.
Bilindiği gibi, ziraat odaları tarafından kendi üyelerine zirai araç kiralaması halinde bu işlemin kurumlar vergisi yönünden ve KDV yönünden
2012 yılında hayatımıza gönüllülük esasına dayalı olarak giren e-Fatura uygulaması 2014 yılı itibariyle belirli mükellef grupları için zorunlu hale gelmişti.