İstanbul Katılımcı Muhasebeciler Hareketi (İKMH)'den;Meslek Kamuoyuna
07 Kasım 2018 Çarşamba
Meslek yasamızın çıkması ve odalarımızın kurulmasının üzerinden 28 yıl geçmiş bulunmaktadır.
İstanbul  Katılımcı Muhasebeciler Hareketi (İKMH)

MESLEK KAMUOYUNA

Değerli Meslektaşlarımız,

Meslek yasamızın çıkması ve odalarımızın kurulmasının üzerinden 28 yıl geçmiş bulunmaktadır. Antidemokratik ve vesayet içeren yasamızın bu zaman dilimi içinde demokratikleşmesi bir yana 3568 sayılı meslek yasamızda değişiklik öngören 5786 sayılı yasa ile giderek antidemokratik hale geldiğini söyleyebiliriz.

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krizin yarattığı ağır koşullar içinde bir yılın daha sonuna gelmek üzereyiz.

MESLEĞİMİZ:

Her gün onlarca şirketin  konkordato ilan etmesinin yarattığı daralma ile daha çok küçük ve orta ölçekli işletmelerin danışmanlık ve muhasebe hizmetini yapan bizlerin de doğal olarak iş kaybına uğraması kaçınılmazdır.

Siyasal iktidar ise bu ağır krizi bir yandan örtmeye çalışmakta, öte yandan günlük palyatif  önlemler almaya çalışmaktadır.  Bazı  ürünlerde  KDV ve ÖTV oranlarının indirilmesi v.b  uygulamalarla kriz aşılmaya çalışılsa da önlenmesi zor görülmektedir.

Bütün bu kaotik ortamda mesleğimizi yürütmeye çalışırken, kepenk kapatan işletmeler dolayısıyla  iş kaybına uğrayan meslektaşlarımız bürosunu kapatmakta ve  bağlı çalışmak zorunda kalmaktadır.

Meslektaşlarımızın durumu bu noktada iken, 28 yıldır Oda ve TÜRMOB yönetimlerinde bulunan kadroların meslek örgütlerimizi işletme mantığı ile yönetmesiyle, diğer meslek örgütlerinin hiçbirinde alınmayan  yüksek  huzur  hakları alarak yarattıkları haksız kazançlarla mesleğe ve meslektaşa yabancılaşmışlardır. 

Üyesiyle ilişkisini aidat alma, çeşitli eğitim toplantıları ile ve beyanname sürelerinin uzatılması mesajlarının iletilmesiyle sınırlı gören oda ve  Türmob yöneticilerimiz, mesleki vetoplumsal sorunlarımız karşısında ise sessiz kalmayı tercih etmektedirler.

Maliye Bakanlığı meslek örgütümüzü kendisine bağlı bir örgüt, yüz bini aşan meslek mensubunu da ücretsiz memuru gibi görmekte,  teknolojik gelişmeleri fırsat bilerek, birçok işi biz muhasebeciler üzerinden yürütürken meslek örgütlerimiz sessiz kalmak bir yana Maliye Bakanlığı ve diğer kurumların dayattığı angaryalara bazen yol bile gösterebilmektedir. TUİK istatistik formlarının online istenmesi, beyannamelere eklenen kulakçıkların nasıl olması gerektiği konusunda yol göstermelerini buna örnek verebiliriz.

Tüm beyannamelerin yanı sıra birçok form ve bildirimlerin biz muhasebeciler tarafından internet üzerinden verilmesi, muhasebe bürolarını bir anlamda tahakkuk ve bildirim merkezlerine dönüştürmüştür. Ayrıca “denetimin” bir parçası olarak BA-BS formlarının aylık olarak meslektaşlarımız tarafından verilmesi, soluksuz iş yapma durumunu ortaya çıkarmıştır. Bunca iş yükü yanında daralan ekonomi nedeniyle her geçen gün çıkmaza giren ve kapanan işletmelerin yanı sıra , ayakta duran işletmelerden de ücretini tahsil etmekte zorlanan bir çok meslektaşımız ,  iş ve emek kaybı karşısında direnemediği için bürolarını kapatmak zorunda kalmaktadır. Veya  “düşük ücretle, çok iş yapmak”  gibi ağır bir duruma mecbur kalarak bürolarına kapanmaktadırlar. Ayrıca iş yükü artarken, ücretlerin düşmesi ve/veya tahsil edilememesi gibi tezat bir durumla karşı karşıya kalınmaktadır.

MESLEK ÖRGÜTLERİMİZ –ÜYE İLİŞKİSİ:

Büyük oranda Maliye Bakanlığı ve ilgili kurumların mesleğimiz ve meslek örgütlerimiz üzerindeki  vesayetinden kaynaklı sorunlar yetmiyormuş gibi  meslek örgütlerimizi yönetiminde bulunan anlayışların yaklaşımından kaynaklı sorunların da her geçen gün arttığını ifade etmek mümkündür.

Meslek örgütü –üye ilişkisinin aksine, “işletme-müşteri”  ilişkisine dönüşen uygulamalarla karşı karşıya kalmaktayız. Örneğin Odamızın, yönetmelik, yasa ve yargı kararlarına rağmen nispi aidat tahsilinde ısrar etmesi,  stajyer üyelerden abartılı ücretler alması bu durumu doğrulamaktadır.

Maktu  Aidat : Yıllarca, diğer akademik meslek örgütleri  ve ticaret odaları bir yana,  Anadolu’daki diğer SMMM Odaları ile kıyasladığımızda  bile üyelerinden fazla  aidat alan İSMMMO ve TÜRMOB   yönetimi oluşan devasa bütçelerden aldıkları yüksek ücretler yoluyla sebepsiz zenginleşmekte, mesleğine  ve  meslektaşına yabancılaşmaktadır.

Nispi  Aidat :  Danıştay’ın  nispi aidatlarla ilgili yönetmeliği iptal etmesiyle, Ankara’yı mesken tutan yöneticilerimiz, TBMM’ de  görüşülmekte olan bir torba kanuna  ek madde ekletme çabasına girerek nispi aidatı yasalaştırma çabalarının onda birini mesleğimizin diğer sorunları için göstermiş olsalardı bugün bir çok sorunu konuşmuyor olacaktık.

Bu süreçte bizler de grup olarak devreye  girerek  İstanbul Milletvekili  Garo Paylan aracılığıyla bu yasal düzenlemeye karşı konulmuş ve nispi aidatların yasalaşma maddesi  torba kanun metninden çıkarılması sağlanmıştır.

Ücretli  Eğitim: TÜRMOB’un çıkardığı “Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliği” ile ücretli mesleki eğitim planlanmaktadır. Meslek örgütünün temel görevleri arasında olan  üyesinin  gelişimini sağlamak olan eğitimin ücretli olması kabul edilemez. 5-6 Ekim 2018 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen Muhasebe Kongresi’nin bile 590,00 TL  ücretle yapılması üyesini “ müşteri” olarak görme yaklaşımıdır.

Değerli  Meslektaşlarımız,

28 yıllık sürecin sonunda sorunlara çözüm üretemeyip kendileri sorun olmaya başlayan kişi ve çevreler sorunlarımızı çözemezler. Çünkü meslek örgütlerimizi, mesleğimiz ve meslektaşımızın sorunlarının  çözüm aracı olarak değil, rant odağı olarak görmektedir.

Odalarımızın kurulduğu 1990 yılından 2008 yılına kadar Odalarımız ve  TÜRMOB’u tek başına yöneten, Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Grubu ile, nispi temsil sisteminin uygulanmaya başlanması ile 2008 yılından sonra birçok odada yönetimlere ortak olan Meslekte Birlik Grubu 28 yıldır artan sorunlarımızın ortak sorumlularıdır.

Yine uzun yıllar  TÜRMOB yönetiminde bulunan ve meslek örgütümüzün ulusal ve uluslararası mesleki kuruluşlarının Türkiye temsilcisi olarak görev yapan Masum Türker’in, 2016 yılında yönetim paylaşımında ÇDMG ile anlaşamayınca, yığınlaşan sorunların birer parçası olmasına rağmen Türkiye Muhasebeciler Platform’ unu kurup, sorunlara çözüm bulma ve meslektaşa umut (!) olma iddiası ile ortaya çıkmaları tam  ironik  bir hikâyedir. Onlarca sorunumuz karşısında bir varlık göstermeyen mevcut yöneticilerimizin tutumu bundan sonraki süreç için de bir göstergedir. Sorunun parçası olanlar, çözümün odağı olamazlar.

Gelinen noktada mesleğimiz sorunlarının,  statükocu, vesayetçi, iktidarlardan beslenen anlayışlarla çözülemeyeceği ortadadır.  Bir  yanda yıllardır meslek yönetiminde bulunmalarına rağmen, hiçbir çözüm üretemedikleri gibi sorunun parçasına dönüşen ÇDMG, Meslekte Birlik, Türkiye Muhasebeciler Platformu ve bileşenleri durmakta; bir tarafta ise ülke sorunları meslek sorunlarının ayrılmaz bir parçasıdır yaklaşımı ile hiçbir mevki ve koltuk kaygısı taşımadan, ilkesel tutumla hareket eden, mesleki demokratik talepler için meslektaşın somut talepleri için mücadele etmeye devam eden bizler varız.

            SORUNLARIMIZ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:   

            Meslek yasamızdan ve Odalarımızdan kaynaklı Sorunlarımız:

           Bu yönetim anlayışında odalarımız ticarethane, meslektaş müşteri konumuna düşmüştür.

·         28.yılını dolduran 3568 sayılı meslek yasamız, 26.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5786 sayılı yasa ile değişikliğe uğrayan, yapılan bu değişiklikle vesayetçi ve anti demokratik hükümleri daha da perçinleşen yasamızın demokratikleşmesinin mücadelesini vermek için,

·         3568 sayılı yasamızın ,” Yönetim Kurulu” başlıklı 35.maddesinde, TÜRMOB Yönetim Kurulu üyelerinin beşinin Yeminli Mali Müşavir, aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı’nın da YMM olmasının zorunlu tutan antidemokratik uygulamasına karşı mücadele için,

·         Yine yasamızın 5. maddesinde SMMM olabilmenin özel şartlarında belirlenen, meslek ile ilgili olmayan okullardan mezun olanların mesleğe girişine olanak verilen düzenlemeyi değiştirme mücadelesi için,

·         YMM’lere örtülü defter tutmanın önünü açan, 4 ve 18 nolu tebliğlerin mutlaka kaldırılmasının mücadelesini vermek için,

·         Mesleğe girişte  nitelikli  aday yetiştirmek açısından Muhasebe Fakültelerinin kurulması, meslekle  ilgili olmayan okullardan mesleğe girişe son verilmesi talebi için,

·         Yargı kararlarına rağmen nispi aidatta ısrar etmeyen bir oda yönetimi için,

·         Meslektaşın denetimine açık, şeffaf bir oda ve TÜRMOB yönetimi için,

·          Tüm birimlerde ve kurullarda görev alan yöneticilerin huzur haklarını makul düzeye çekmek ve TESMER örgütlenmesini güçlendirip meslektaşlarımıza ulaşılabilir, ücretsiz ve yeterli bir mesleki eğitimi sunmak için,  

·         Tüm birimlerde ve kurullarda görev alan yöneticilerin huzur haklarını makul düzeye çekmek ve oda yöneticiliğini meslek olmaktan çıkarmak için,

·         Kadın meslektaşlara pozitif ayrımcılık dâhil,  pek çok yöntemle daha fazla katılım ve söz hakkı sağlanması için,

·         Bağımlı çalışan ve mesleğin “ötekileri” durumunda kalan meslektaşlarımız için  kıdem ve uzmanlığa göre düzenlenmiş bir ASGARİ ÜCRET  tarifesi yayınlatmak için,

·         Mevcut  ASGARİ ÜCRET  tarifesinin zaman ve iş yoğunluğu esasına göre yeniden düzenlenip yayınlanması, ücret tarifesinin belirleme hakkının meslek örgütüne verilmesi için,

·         Angaryalar altında ezilen meslektaşın hak ettiği ücretlerin tahsilini sağlayacak yöntemler üretmek için, 

·         Meslek içinde oluşturulmaya çalışılan sanal unvan ve bölünmelere karşı TEK MESLEK TEK ODA mücadelesini vermek için,

·         Ticarileşmiş, üyelerinden elde ettikleri aidatları üyesine değil, dışarıya yatırım planlayan Odalar ve Birlik değil, “önce insan ve meslektaş” anlayışını öne çıkaran bir meslek örgütünü yaratmak için,

·         Ülkemiz ekonomisi üzerine raporlar hazırlayarak, ezilen ve sömürülen halın üzerindeki ekonomik ve sosyal baskılara dikkat çeken bir TÜRMOB yaratmak için,

Diğer  Sorunlarımız :

·         Maliye Bakanlığı’nın denetim kadrolarını büyük oranda boş tutarak, denetim uygulamalarının bir aracı olarak gördüğü BA-BS formları, beyannamelere keyfi kulakçık ekleyerek (fatura sayısı, pos bildirimi vb) üzerimizden yürüttüğü ve ücretini alamadığımız iş ve işlemlerin dayatılmasını ret etmek ve bu konuda mücadele etmek için,

·         Vergi toplamak adına, mesleğimizin varlığını inkar eden   Vergi barışı, Varlık Barışı, Vergi afları gibi adaletsiz uygulamalara karşı çıkmak için,

·          Yıllık gelir ve Kurumlar Vergisi Beyannameleri ile son dönem geçici vergi beyannamelerinin verilmesine  kısa bir süre kalması nedeniyle, şubat ayında verilmesi gereken geçici vergi beyannamelerinin kaldırılması mücadelesi için,

·         Bir ucube olarak yasalaşan mesleki mali tatilin, yararlanılabilir bir düzenleme haline getirilmesi, temmuz ayı işlemlerinin ağustos ayı işlemleri ile birleştirilerek, yoğun iş yükü altında ezilen meslektaşlarımızın nefes almasının sağlanması mücadelesi için,

·         “Nerden buldun” yasasının çıkarılması ve ayrımsız  uygulanması mücadelesi için,

·          Kayıt dışı ekonomiyi besleyen tüm uygulamalara son verme mücadelesi için,

·        Müşterilerimizle yaptığımız hizmet sözleşmelerinden alınan damga vergisi uygulamasına son verme mücadelesi için,

·         Mesleğimiz üzerindeki Maliye ve diğer idari kurumların vesayetinin kaldırılması, tüm angaryaların kamuoyu ve uluslararası meslek kuruluşlarına teşhir edilmesi ve ortadan kaldırılması için,

·         Meslekte ve ekonomideki en büyük tehlike olan TEKELLEŞMEYE KARŞI MÜCADELE için,

Sevgili  Meslektaşlarımız ,

Sizleri,  yukarıda sıraladığımız, acil ve somut  taleplerimiz için ve her türlü vesayete karşı  BAĞIMSIZ DEMOKRATİK BİR MESLEK VE MESLEK ÖRGÜTÜ YARATMAK için dayanışmaya,  demokrat muhasebeciler platformunu birlikte oluşturmaya ve birlikte   üretmeye ve mücadele etmeye davet ediyoruz.       07/11/2018

    BAĞIMSIZ MESLEK DEMOKRATİK TÜRKİYE

           İSTANBUL  KATILIMCI 

MUHASEBECİLER HAREKETİ (İKMH)

6- BMMG Güngören İlçe Temsilcisi Turulhan Çalcap, Sunumlarını Yapması İçin BMMG Eğitim ve Mevzuat Kurulu Başkanı Ahmet Özmaden'i Kürsüye Davet Etti. (SON)
Gider ekle fonksiyonunun “stopaj kodu” bölümünde yer alan “014- Huzur Hakkı” ve “016-Yer altı maden işçileri” tür kodları ile kayıt yapılmaması gerektiğine
Bunlardan en önemlisi ise mevcut durumda sadece iş uyuşmazlıklarında geçerli olan Arabuluculuk kurumu bundan sonra ticari davalar içinde geçerli olacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından 03.08.2018 tarihinde açıklanan "100 Günlük İcraat Programı"nda Hazine ve
Konkordato şirketleri olası bir iflastan kurtarmayı hedefleyen bir düzenleme olarak uygulanıyor. Reuters’a bilgi veren üç yetkili konkordato sistemi hakkında yeniden bir düzenleme yapılabileceğini belirttiler.
Emekli maaşlarında Ocak 2019 zammı ve memur maaşlarında Ocak 2019 zammı merak konusu. Enflasyon mucizevi şekilde düşmezse yılbaşında memur ve memur emeklileri
Son iki haftada, Sayıştay'ın 2017 yılına ilişkin olarak; büyükşehir, il ve ilçe belediyeleri ile ilgili denetim raporları gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanıyor.
08 Kasım 2018 tarihinde İstanbul SMMM Odası Eğitmeni Halim BURSALI ‘nın sunumu ile Antalya SMM odamızda gerçekleştirdik.
Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nca (BSMMMO) Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin 80’inci yıldönümü sebebiyle,
Rüzgâr ağırdan eser, her 10 Kasım sabahı, her bir yere savurur, sararmış yaprakları.
İNCE MEDYA GRUP Stüdyolarından MANŞETX Gazetesinden canlı olarak yayınlanan, usta gazeteci Necmi İnce'nin hazırlayıp sunduğu İ
Meslek yasamızın çıkması ve odalarımızın kurulmasının üzerinden 28 yıl geçmiş bulunmaktadır.
27.03.2018 Tarih ve 30373 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında kanunla 4447 sayılı işsizlik sigortası kanununa ;
Emeklilerin intibak umudunu yeşerten bir gelişme yaşandı. 2000 yılından sonra emekli olanların aylık bağlanma oranlarının yükseltilmesi için 7 maddeden oluşan bir intibak teklifi Meclis'e sunuldu.
Erdoğan'ın maaşına yüzde 26 zam yapılacak. CHP’li Ünal Demirtaş, emekli maaşlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın maaş zammına endekslenmesini öngören yasa teklifini Meclis’e sundu.
İşçilerin hakkı olan haftalık tatili bazı durumlarda gidebilir mi? Mesela hafta içinde rapor alınırsa hafta sonu izin hakkı kaybedilir mi? Kaç gün raporlu olunursa çalışılmış günler gibi sayılır?
Maliye Bakanlığı, gelir vergisi mükelleflerinden geçmiş takvim yılı gelirleri ile ilgili olarak, izleyen yılın mart ayında beyan ettikleri matrahlar üzerinden en yüksek vergi ödeyen mükelleflerin
Son günlerde konkordato komiserliği meselesi çok gündemde. Konkordato talebinin mahkemece kabulü kadar, komiser olarak atanacak kişilerin görev ve yetkileri de çok önemli...