Muhasebe Meslek Kamuyoyuna Zorunlu Açıklamamızdır.
22 Ekim 2018 Pazartesi
Muhasebe mesleğinin yasal statüye kavuşması ve sorunlarının çözümü için yıllarca mücadele veren ve bu nedenle dernekler kuran meslektaşlarımızın uzun uğraşları sonucu 1989 yılında
Muhasebe Meslek Kamuyoyuna Zorunlu Açıklamamızdır.

Muhasebe Meslek Kamuyoyuna Zorunlu Açıklamamızdır.

Değerli Meslektaşlar,

Muhasebe mesleğinin yasal statüye kavuşması ve sorunlarının çözümü için yıllarca mücadele veren ve bu nedenle dernekler kuran meslektaşlarımızın uzun uğraşları sonucu 1989 yılında 3568 sayılı meslek yasası yürürlüğe girmiş ve meslek odalarımız kurulmuştur.

Fakat çıkan bu yasa anti demokratik ve vesayetçi yapısı ile derdimize derman olmamış, kurulan bir çok ODA’mız ve TÜRMOB ise belli grupların tekeline geçerek çözüm üretmek yerine “rant” alanına dönüşmüştür.

İşte bu nedenlerle grubumuz çeşitli unvanlarla 1991 yılından beri odalarımızın ve mesleğimizin bağımsızlığı, meslek yasasının demokratikleştirilmesi ve meslektaşın sorunlarının çözümü için mücadelesini aralıksız sürdürmüştür.

Ancak grup unvanımızın mesleki kamuoyunda ve sosyal medyada bazı kişiler tarafından kişisel çıkar amaçlı ve yanlış anlaşılmalara mahal verecek tarzda kullanıldığını görmüş bulunuyoruz. Bu nedenle tarafımızdan tarihsel süreci özetleyen böyle bir açıklamanın yapılması zorunlu görülmüştür.

1991 yılında DEMOKRAT MUHASEBECİLER BİRLİĞİ adıyla, 1997 yılında DEMOKRATİK PLATFORM ve 2010 yılında Değişim Hareketi Grubu ile birleşerek DEMOKRATİK DEĞİŞİM GRUBU ve 2015 yılından beri de İSTANBUL KATILIMCI MUHASEBECİLER GRUBU  olarak mesleki mücadelemize devam etmekteyiz.

2008 yılında grubumuz temsilcisi delegelerin TÜRMOB Genel Kurulunda meslektaşa çağrı yapması sonucu, Türkiye’nin çeşitli illerinden meslektaş umutlanarak, grubumuzla iletişime geçmiş ve 2010 yılında Türkiye çapında adım atılarak, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa, Çorum, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Muğla, Mersin, Tokat, Van, Zonguldak odalarına üye meslektaşların katılımı ile çalıştaylar ve toplantılar yapılmış ve TÜRMOB Genel Kuruluna Türkiye Katılımcı Muhasebeciler Hareketi adıyla ve sadece SMMM’lerden oluşan bir liste ile seçimlere girilmiştir. Ancak listemizde YMM aday olmadığı gerekçesiyle Divan Kurulu yetki aşımında bulunarak hukuksuz bir şekilde listemizi kabul etmemiştir.

Yine, 2013 yılında da TÜRMOB genel Kuruluna Türkiye Katılımcı Muhasebeciler Hareketi olarak ve sadece SMMM’ ler den oluşan aday listemizde ısrar ederek seçimlere girdik. Ancak yine divan kurulu tarafından listemiz hukuksuz bir biçimde işleme alınmamıştır. Bunun üzerine her kuruldan bir adayla bağımsız olarak seçimlere girmek zorunda kaldık.

Devamında 3568 sayılı yasada düzenlenmiş olan anti demokratik 5/4 garabetini ortadan kaldırmak için Divan Kurulu kararını yargıya taşıdık ve yargı süreci devam etmektedir. Ankara 14.İdare Mahkemesi, Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvurular yapılmış, AYM’nin olumsuz karar vermesi sonucu, haklılığımızda ısrar ederek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidilmiş ve bu davaların bir kısmı devam etmektedir.

2016 yılındaki İstanbul Oda seçimlerine ise “GÜÇ BİRLİĞİ” unvanı (İstanbul Katılımcı Muhasebeciler Hareketi ve Yeni Mali Müşavirler Grubu) ittifakı ile girilmiş ve 28 TÜRMOB delegesi seçilebilmiştir.

SMMM ve YMM Odalarının seçimleri tamamlandıktan sonra 15-16 Ekim 2016 tarihlerinde yapılacak olan TÜRMOB seçimli genel kurullarına dönük çalışmalara başlanmıştır.

Bu çalışma sürecinde;

Başını Masum Türker’in çektiği Türkiye Muhasebeciler Platformu temsilcilerinin, Türkiye Katılımcı Muhasebeciler Hareketi (TKMH) bileşeni  grubun üyesi olan Balıkesir SMMM Odası başkanını ziyaret ettiklerini sosyal medyadan öğrenmiş olduk .Bunun üzerine Balıkesir SMMM  Oda başkanına  TKMH karar organlarının bilgisi olmadan bir başka grupla seçim işbirliğine gidilmesinin doğru olmadığını İstanbul Katılımcı Muhasebeciler Hareketi olarak ifade ettik.

Bu itirazımız üzerine TKMH sekreteryasında bulunan Balıkesir SMMM Odası Başkanı, alınmış bir karara iştirakimizi sağlamak üzere  28.07.2016 tarihinde Balıkesir’de yapılacak bir toplantıya davette  bulunmuştur. Kısa bir süre önce haber verilmesine rağmen İKMH  Yürütme Kurulu temsilcimiz toplantıya katılmıştır. Toplantıda ortaya çıkan izlenim, yürütülen bir organizasyonla grubumuzdan ayrılan delegelerin de desteği alınarak  alınan kararı TKMH bileşeni  ve kurucusu olan İstanbul Katılımcı Muhasebeciler Hareketi  Grubuna dayatmışlardır.

Bunun üzerine, 6 Ağustos 2016 tarihinde İKMH listesinden seçilen TÜRMOB  delegeleri  ve yürütmesi ile bir toplantı yaparak konu değerlendirilmiş ve Masum Türker’in başkan adayı olduğu TÜRKİYE MUHASEBECİLER PLATFORMU listesine, grup ilkelerimize aykırı olduğu gerekçesiyle destek verilmemesi yönünde oy çokluğu ile karar verilmiştir.

Bu gelişmeler üzerine 6 delege arkadaşımız gruptan ayrılarak, TÜRMOB seçimlerine giren Türkiye Muhasebeciler Platformu listesini desteklemişlerdir. Aynı zamanda Yeni Mali Müşavirler  Grubu da Türkiye Muhasebeciler Platformu listesini desteklemek üzere GÜÇBİRLİĞİ ittifakını bozmuşlardır.

Grubumuz ise 15-16 Ekim 2016 tarihlerinde yapılan TÜRMOB seçimlerine Türkiye’nin çeşitli illerinden bir araya gelen meslektaşın katılımı ile birlikte oluşturduğumuz Emek ve Demokrasiden Yana Muhasebeciler Güç Birliği Platformu adıyla sadece SMMM’ lerden oluşan aday listesinde ısrar ederek seçimlere girdik. Divan Kurulu listemizde YMM aday olmadığı için yine yetkisiz ve hukuksuz bir şekilde listemizi kabul etmemiştir. 3568 sayılı yasanın 5/4 vesayeti ve antidemokratik dayatması ile mücadele etme ısrarımızdan dolayı Divan Kurulu kararını yine yargıya taşıdık ve davalarımız devam etmektedir.

2016 yılındaki TÜRMOB seçimlerine TÜRKİYE KATILIMCI MUHASEBECİLER HAREKETİ ADIYLA GİRMEMİŞ OLMAMIZ BU İSİMDEN VAZGEÇTİĞİMİZ ANLAMINA GELMİYOR. Çünkü İstanbul ‘da grupsal mesleki faaliyetimiz halen bu isimle devam etmektedir. Aynı zamanda grubumuz üyelerinin kurduğu İstanbul Katılımcı Muhasebeciler Derneği de faaliyetini bu isimle sürdürmektedir. Ayrıca bu isim (İKMH) grubumuz adına yasal olarak da tescillidir.

Buna rağmen bazı meslektaşlarımız Türkiye Katılımcı Muhasebeciler Hareketi ismini sosyal medya üzerinden kullanmaya devam etmişlerdir.

Kendilerini Türkiye Muhasebeciler Platformu bileşeni olarak beyan eden bu kişiler, TÜRKİYE KATILIMCI MUHASEBECİLER HAREKETİ adıyla 6 Ekim’de İstanbul’da bir toplantı yaparak sonuç bildirisini sosyal medyada paylaşmışlardır.

Söz konusu bildiride;

“Türkiye Katılımcı Muhasebeciler Hareketi (TKMH) müstakil bir hareket olarak yoluna devam etmektedir. TKMH 3.yolu yaratmakta inatla sürdürmüş ve bu amaçla TMP (Türkiye Muhasebeciler Platformu) bileşeni olarak bu yolun açılmasını sağlamıştır. Türkiye Katılımcı Muhasebeciler Hareketi’nin TÜRMOB içerisinde önceki dönemde yol arkadaşlığı yaptığı TMP (Türkiye Muhasebeciler Platformu)ile ilgili olarak işbirliğinin mesleğimiz ve meslek mücadelemiz açısından önemi üzerinde durmuş…..”

 İfadeleriyle Türkiye Muhasebeciler Platformu ile yol yürüyeceklerini açıkça beyan etmişlerdir.

Ancak TKMH ismini kullanmakta ısrar etmeleri anlaşılır bir tutum değildir. Çünkü bu ismi kullanmakta ısrar eden meslektaşlarımız gruptan ayrılmışlardır. Durum net olarak ortada iken, “yavuz hırsız ev sahibini bastırır “misali grubumuzu isim İNTİHALİ yapmakla suçlamaları ise en hafif tabiriyle tutarsızlıktır ve kabul edilemez bir ithamdır.

Grubumuzu temsilen yürütme kurulu üyemiz adına ismi tescil edilen “Katılımcı Muhasebeciler Hareketi” ismini kullanmaları hem hukuki, hem de ahlaki açıdan kabul edilemez olduğu için bu ismi ve logoyu kullanmamaları yönünde 19 Ekim 2018 tarihinde Beyoğlu 3.Noterliği kanalıyla kendilerine ihtar çekilmiştir.

Bu sonuç bildirisinde gerçekler çarpıtılarak meslek kamuoyu yanlış bilgilendirilmiştir.

Değerli meslektaşlarımız;

Ülkemizin ve mesleğimiz bunca sorunu varken böyle bir tali konunun tartışılması içimize sinen bir yaklaşım olmadığı gibi tercihimiz de değildir. Çünkü enerjimizi kısır çekişmeler ve tartışmalara harcamayı doğru bulmuyoruz.  

Mesleki demokratik mücadelede ortaklaşabileceğimiz kişi ve çevrelerle daha düzeyli mücadele tarzı sürdürmek varken, kişisel ve bireysel meselelere zaman harcamak tarih önünde bizleri sorumlu kılacaktır.

28 yıllık sürecin sonunda sorunlara çözüm üretemeyip kendileri sorun olmaya başlayan bu kişi ve çevrelerle işbirliği yapmak veya” bileşeni olacağını” ifadeeden meslektaşlarımız bu tutumlarını gözden geçirmek zorundadır.

Odalarımızın kurulduğu 1990 yılından 2008 yılına kadar Odalarımız ve TÜRMOB’u tek başına yöneten, Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Grubu ile, nispi temsil sisteminin uygulanmaya başlanması ile 2008 yılından sonra birçok oda da yönetimlere ortak olan Meslekte Birlik Grubu 28 yıldır artan sorunlarımızın ortak sorumlularıdır.

Yine uzun yıllar TÜRMOB yönetiminde bulunan ve meslek örgütümüzün ulusal ve uluslararası mesleki kuruluşlarının Türkiye temsilcisi olarak görev yapan Masum Türker’in, 2016 yılında yönetim paylaşımında ÇDMG ile anlaşamayınca, yığınlaşan sorunların birer parçası olmasına rağmen Türkiye Muhasebeciler Platform’ unu kurup, sorunlara çözüm bulma ve meslektaşa umut (!) olma iddiası ile ortaya çıkmaları tam ironik bir hikâyedir. Onlarca sorunumuz karşısında bir varlık göstermeyen mevcut yöneticilerimizin tutumu da bundan sonraki süreç için de bir göstergedir. Sorunun parçası olanlar, çözümün odağı olamazlar.

Gelinen noktada mesleğimiz sorunlarının,  statükocu, vesayetçi, iktidarlardan beslenen anlayışlarla çözülemeyeceği ortadadır. Bir yanda yıllardır meslek yönetiminde bulunmalarına rağmen, hiçbir çözüm üretemedikleri gibi sorunun parçasına dönüşen ÇDMG, Meslekte Birlik, Türkiye Muhasebeciler Platformu ve bileşenleri durmakta; bir tarafta ise ülke sorunları meslek sorunlarının ayrılmaz bir parçasıdır yaklaşımı ile hiçbir mevki ve koltuk kaygısı taşımadan, ilkesel tutumla hareket eden, mesleki demokratik talepler için meslektaşın somut talepleri için mücadele etmeye devam eden biz demokrasiden yana muhasebeciler varız.

Tüm meslektaşlara çağrımız şudur;

   Artık bu yönetim anlayışında odalarımız ticarethane, meslektaş müşteri konumuna düşmüştür.

* Meslektaşın denetimine açık, şeffaf bir oda ve TÜRMOB yönetimi için,

*Yargı kararlarına rağmen nispi aidatta ısrar etmeyen bir oda yönetimi için,

*Tüm birimlerde ve kurullarda görev alan yöneticilerin huzur haklarını makul düzeye çekmek ve oda yöneticiliğini meslek olmaktan çıkarmak için,

*TESMER örgütlenmesini güçlendirip meslektaşlarımıza ulaşılabilir ve yeterli bir mesleki eğitimi sunmak için,  

*Kadın meslektaşlara pozitif ayrımcılık dâhil, pek çok yöntemle daha fazla katılım ve söz hakkı sağlanması için,

*Bağımlı çalışan ve mesleğin “ötekileri” durumunda kalan meslektaşlarımız için kıdem ve uzmanlığa göre düzenlenmiş bir ASGARİ ÜCRET tarifesi yayınlatmak için,

*Mevcut ASGARİ ÜCRET tarifesinin zaman ve iş yoğunluğu esasına göre yeniden düzenlenip yayınlanması, ücret tarifesinin belirleme hakkının meslek örgütüne verilmesi için,

*Mesleğimiz üzerindeki Maliye ve diğer idari kurumların vesayetinin kaldırılması, tüm angaryaların kamuoyu ve uluslararası meslek kuruluşlarına teşhiri ve ortadan kaldırılması için,

*Angaryalar altında ezilen meslektaşın hak ettiği ücretlerin tahsilini sağlayacak yöntemler üretmek için, 

*Meslekte ve ekonomideki en büyük tehlike olan TEKELLEŞMEYE KARŞI MÜCADELE için,

*Meslek içinde oluşturulmaya çalışılan sanal unvan ve bölünmelere karşı TEK MESLEK TEK ODA mücadelesini vermek için,

*Ticarileşmiş, üyelerinden elde ettikleri aidatları üyesine değil, dışarıya yatırım planlayan Odalar ve Birlik değil, “önce insan ve meslektaş”anlayışını öne çıkaran bir meslek örgütünü yaratmak için,

Tüm meslektaşlarımızı yukarıda sıraladığımız taleplerimiz ve HER TÜRLÜ VESAYETE KARŞI BAĞIMSIZ DEMOKRATİK BİR MESLEK VE MESLEK ÖRGÜTÜ YARATMAK  için dayanışmaya,  birlikte üretmeye ve mücadele etmeye davet ediyoruz.  22/10/2018

BAĞIMSIZ MESLEK DEMOKRATİK TÜRKİYE

İSTANBUL  KATILIMCI MUHASEBECİLER HAREKETİ (İKMH)

6- BMMG Güngören İlçe Temsilcisi Turulhan Çalcap, Sunumlarını Yapması İçin BMMG Eğitim ve Mevzuat Kurulu Başkanı Ahmet Özmaden'i Kürsüye Davet Etti. (SON)
Gider ekle fonksiyonunun “stopaj kodu” bölümünde yer alan “014- Huzur Hakkı” ve “016-Yer altı maden işçileri” tür kodları ile kayıt yapılmaması gerektiğine
Bunlardan en önemlisi ise mevcut durumda sadece iş uyuşmazlıklarında geçerli olan Arabuluculuk kurumu bundan sonra ticari davalar içinde geçerli olacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından 03.08.2018 tarihinde açıklanan "100 Günlük İcraat Programı"nda Hazine ve
Konkordato şirketleri olası bir iflastan kurtarmayı hedefleyen bir düzenleme olarak uygulanıyor. Reuters’a bilgi veren üç yetkili konkordato sistemi hakkında yeniden bir düzenleme yapılabileceğini belirttiler.
Emekli maaşlarında Ocak 2019 zammı ve memur maaşlarında Ocak 2019 zammı merak konusu. Enflasyon mucizevi şekilde düşmezse yılbaşında memur ve memur emeklileri
Son iki haftada, Sayıştay'ın 2017 yılına ilişkin olarak; büyükşehir, il ve ilçe belediyeleri ile ilgili denetim raporları gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanıyor.
08 Kasım 2018 tarihinde İstanbul SMMM Odası Eğitmeni Halim BURSALI ‘nın sunumu ile Antalya SMM odamızda gerçekleştirdik.
Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nca (BSMMMO) Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin 80’inci yıldönümü sebebiyle,
Rüzgâr ağırdan eser, her 10 Kasım sabahı, her bir yere savurur, sararmış yaprakları.
İNCE MEDYA GRUP Stüdyolarından MANŞETX Gazetesinden canlı olarak yayınlanan, usta gazeteci Necmi İnce'nin hazırlayıp sunduğu İ
Meslek yasamızın çıkması ve odalarımızın kurulmasının üzerinden 28 yıl geçmiş bulunmaktadır.
27.03.2018 Tarih ve 30373 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında kanunla 4447 sayılı işsizlik sigortası kanununa ;
Emeklilerin intibak umudunu yeşerten bir gelişme yaşandı. 2000 yılından sonra emekli olanların aylık bağlanma oranlarının yükseltilmesi için 7 maddeden oluşan bir intibak teklifi Meclis'e sunuldu.
Erdoğan'ın maaşına yüzde 26 zam yapılacak. CHP’li Ünal Demirtaş, emekli maaşlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın maaş zammına endekslenmesini öngören yasa teklifini Meclis’e sundu.
İşçilerin hakkı olan haftalık tatili bazı durumlarda gidebilir mi? Mesela hafta içinde rapor alınırsa hafta sonu izin hakkı kaybedilir mi? Kaç gün raporlu olunursa çalışılmış günler gibi sayılır?
Maliye Bakanlığı, gelir vergisi mükelleflerinden geçmiş takvim yılı gelirleri ile ilgili olarak, izleyen yılın mart ayında beyan ettikleri matrahlar üzerinden en yüksek vergi ödeyen mükelleflerin
Son günlerde konkordato komiserliği meselesi çok gündemde. Konkordato talebinin mahkemece kabulü kadar, komiser olarak atanacak kişilerin görev ve yetkileri de çok önemli...