Yabancı ortaklı şirketler ve döviz cinsinden olan işlemler
22 Ekim 2018 Pazartesi
Yabancı Ortaklı Şirketler Hangi İşlemleri Döviz Cinsinden Yapabilecek, Hangilerini Yapamayacaktır?
Yabancı ortaklı şirketler ve döviz cinsinden olan işlemler
Yabancı ortaklı şirketler ve döviz cinsinden olan işlemler

Ekrem Öncü
ekrem.oncu@dkrdenetim.com.tr

Yabancı Ortaklı Şirketler Hangi İşlemleri Döviz Cinsinden Yapabilecek, Hangilerini Yapamayacaktır?

32 Sayılı Kararda yapılan değişiklik ile sözleşmelerin bir kısmının döviz veya dövize endeksli olarak yapılması kısıtlanmış idi. Ancak, özelikle yabancı ortaklı şirketler için bu döviz yasağı Tebliğ düzenlemesi sonrası oldukça daraltılmış oldu. Özellikle Tebliğin 16’ncı bendi bu yasakları oldukça daralttı.

Tebliğin 16’ncı bendine göre, dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin taraf olduğu iş ve hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

Tebliğin bu hükmü uyarınca;

a- Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan;

-Şubeleri, temsilcilikleri, ofisleri, irtibat büroları vasıtasıyla,

-Doğrudan veya dolaylı olarak % 50 ve üzeri pay sahibi oldukları şirketleri vasıtasıyla,

b-Serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında, serbest bölgedeki şirketlerinin

taraf oldukları,

- İş sözleşmeleri ve

- Hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan,

Sözleşme bedeli ile sözleşmede belirtilen veya öngörülen diğer ödemeleri, döviz cinsinden ya da dövize endeksli olarak düzenleyebileceklerdir. İş sözleşmesi ve hizmet sözleşmesinin ne anlama geldiğini özellikle hukukçular tartışmaktalar ama kanaatimiz iş sözleşmesi ve hizmet sözleşmesini dar anlamda değil daha geniş anlamda yorumlamak gerektiği yönündedir. Özellikle hizmet sözleşmesini KDV Kanununda yer alan hizmet tanımı kapsamında algılamak bu yasağın ruhuna daha uygun olacaktır.

Diğer yandan dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şubeleri, temsilcilikleri, ofisleri, irtibat büroları ya da doğrudan veya dolaylı olarak % 50 ve üzeri pay sahibi oldukları şirketleri vasıtasıyla yapacakları menkul mal alım satımında da sözleşmeler döviz veya dövize endeksli olarak düzenlenebilecektir.

Ancak dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şubeleri, temsilcilikleri, ofisleri, irtibat büroları ya da doğrudan veya dolaylı olarak % 50 ve üzeri pay sahibi oldukları şirketleri vasıtasıyla yapacakları;

- gayrimenkul satış ve kiralama sözleşmeleri ile

-iş makineleri dâhil taşıt satış ve kiralama sözleşmelerinde

sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

Diğer yandan, Tebliğin 20’nci bendine göre, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışındaki; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, işlettiği veya yönettiği fonlar, yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler ile doğrudan ya da dolaylı olarak sahipliklerinde bulunan şirketler Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 4 üncü maddesinin (g) bendi uygulaması kapsamında Türkiye’de yerleşik olarak değerlendirilir.

Buna göre bu kişiler döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşmeye taraf olamayacaklardır. Bunların Türkiye’de yerleşik olanlardan herhangi bir farkı bulunmayacaktır.

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.
1- Genel Yayın Yönetmenimiz Nusret Sümer Balıkesir SMMM Odası Başkanı Ertuğ Aslan ve Oda Sekreteri Eren Çekiç'le Muhasebe Mesleğini ve Meslek Mensuplarının Sorunlarını Masaya Yatırdı.
Elbette ki, 5510 Sayılı Kanunla Kanun’un 53. Maddesi’nde yer alan 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 4/b bendi kapsamında (Bağ-Kur) sigortalı sayılanların,
Bilindiği gibi, 213 sayılı VUK’nun 353/1 maddesi hükmüne göre verilmesi ve alınması gereken fatura ve gider pusulası ve müstahsil makbuzu ile
Yeni TTK’nın 390. maddesinin birinci fıkrasına göre, “Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının
3 yıldır işsiz, etrafımın yardımıyla yaşıyorum. 1 Ekim 1977 doğumluyum. 25 Ekim 1999'da SSK kapsamında mühendis olarak işe başladım ve
Maliye Bakanlığı, Temmuz ayı bütçe sonuçlarını açıkladı. İlk 6 ayda 78.6 milyar TL açık veren bütçe, Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesinin Hazine'ye devrinden sonra...
Otomotiv sektör temsilcileri yaşadıkları kriz karşısında bazı isteklerini ve önerilerini sıralıyorlar. Aralarında Rusya’da sektörün yaşadığı krizden
Toplantının hemen başında Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, “Tekstil sizin için ne anlama geliyor?” diye sordu. Ucuz işgücü, zorlu çalışma şartları, ç
Bankalarca verilen kredilere ilişkin usul ve esaslar, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve
İdeal olan şirketlerin kendi öz kaynakları ile yatırımlarını yapmaları ve faaliyetlerini sürdürmeleri olmakla birlikte, bu her zaman mümkün olmaz ve kaynak ihtiyacı
Bu Kanunun amacı; Türkiye’nin turizm hedeflerine ulaşmasını teminen; turizm imkân ve fırsatlarının dünyada tanıtılmasına, turizm potansiyelinin tüm yönleri ile değerlendirilerek . . . . .
BİLSEM sonucu MEB tarafından adayların erişimine açıldı. Binlerce adayın merakla beklediği sonuçlar sonrasında kesin kayıt hakkı elde edecek isimler ortaya çıktı.
Gelir İdaresi özelgeleri, vergi cezası ve gecikme faizine karşı koruma sağlıyor. Aynı nitelikli özelgeler sadece özelgenin verildiği değil bütün mükellefler için aynı
T.C. Merkez Bankası Döviz Kurları (2019 - 2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 Yıllarını İçerir)
2576 sayılı “Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri’nin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”un, “Vergi Mahkemeleri’nin Görevleri” başlıklı
7186 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Torba kanun yayımlanmıştır.
Bilindiği gibi, ziraat odaları tarafından kendi üyelerine zirai araç kiralaması halinde bu işlemin kurumlar vergisi yönünden ve KDV yönünden
2012 yılında hayatımıza gönüllülük esasına dayalı olarak giren e-Fatura uygulaması 2014 yılı itibariyle belirli mükellef grupları için zorunlu hale gelmişti.